Yaşam Tarzı

İki Kalbin Anahtarı: Dostluk

Dünya üzerinde yaşayan her insanın mutlaka bir başkasıyla dertleşmeye ve konuşmaya ihtiyacı olduğu durumlar vardır. İnsanoğlu konuşmayı, dinlemeyi, tavsiye ve öğüt vermeyi seven bir varlıktır, kimileri sorunlarını kendi içlerin de, kendi dünyaların da yaşasalar bile istisnalar pek bir şey değiştirmez bu bulgu üzerinde. Yaş farketmeksizin her insan, bir başkasının yanında onunla birlikte doyasıya gülüp kahkaha attığı, eğlendiği ve güzel vakit geçirdiği arkadaşlıkları vardır.

Arkadaşlıklar illa ailenden biri olmayıp yeni tanıştığın bir insan olmak zorunda değildir. Annen, baban veya ailenden iyi anlaşıp her sıkıntını veya sevincini çekinmeden anlattığın biriyle bile aslında bir arkadaşsındır. Derdini, sıkıntını paylaşacağın veya herhangi bir konuda fikir almak istediğin insan seninle yaşıt olmak durumunda değildir, arkadaş olabilmek için kafa yapılarının uyuşması  ve düşünce şekillerinin birbirine yakın olması daha önemlidir. Arkadaşım dediğin insana anlatabileceklerin sınırlıdır, tüm özelini ve başına gelen olayları, hissettiğin duyguları ona tercüme edemezsin çünkü karşı taraf sana bu güveni veriyor olmalıdır. Bu güven karşılıklı verilmeye başlandıktan sonra otomatik olarak arada ki sevgi ve bağ da güçlenmiş olmaktadır. Belli bir noktadan sonra o insan artık senin için daha özel ve değerli bir konuma gelir. Etrafında arkadaşım dediğin insanlar sadece iyi günün de senin yanında olup, sevincine ortak olup yalnız o gün sana destek çıkarlar. Kötü günün de ise puf olup ortadan kayboluverirler ve hep bir bahaneleri olur o insanların. Ama dostum dediğin kişi öyle değildir ve hiçbirine benzemez. Nasıl ki iyi günün de yanın da olduysa kötü gününde de yanında olmayı başarır ve üzüntüne ortak olup derdini paylaşır. Ve asıl önemli olan da üzüntüyü paylaşmaktır zaten, sevincini dünya üzerin de yoldan geçen herhangi bir insanla bile paylaşabilirsin ne de olsa mutluluk paylaştıkça çoğalan bir şeydir tanımadığın biriyle bile. O insan senin şansındır. Kendini bir başkasında rastlarsın ve öyle anlar vardır ki sadece o insana ihtiyaç duyup, onunla sorununu paylaşmak istersin. Ama her dostluk uzun sürmeyebiliyor.

Dostum dediğin insanı hayatından çıkarman gerekiyor
bazen, kendini değersiz hissettiğin biriyle artık arkadaşlığını sürdürmek istemeyebiliyorsun karşındaki insan da çabalasın istiyorsun, dostluğunun bitmemesi için elinden geleni yapmana rağmen o insanın kılını bile kıpırdatmadığını gördüğün de arada ki o bağı koparıyorsun. Ve yeni biriyle arkadaşlık kurup o süreci atlattıktan sonra yine dost olabiliyorsun ve bu döngü halinde sürüp devam ediyor. 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı